27 Şubat 2016 Cumartesi
SAKIN !
Sakın çocuklarınıza okuma alışkanlığı kazandırmayın ;sonra her şeyi sorgulayan ,kendi doğruları olan ,her söyleneni kabul etmeyen araştıran bireyler olur ve en çok siz zorlanırsınız.Oysa ki okumamak bilmemek hiçbir şeyin farkında olmamak ne güzel ,düşünmek zorunda değilsiniz sizin için başkaları düşünür zaten,siz sadece onay verirsiniz sonra da herkes nereye siz oraya en rahatı, farkında olmak ta çoğu zaman acı verir zaten en iyisi siz çocuklarınıza okuma alışkanlığı kazandırmayın ...
Blogger Annelerine...
Üç çocuk annesi olarak tecrübelerim ve bunlardan çıkardığım farkındalıklarım oldu. Blog yazarı olmak bu kazanımlarımı sizlerle paylaşma isteği uyandırıyor doğal olarak. Tüm anneler çocuklarının başarılı olması ve daha iyi bir geleceğe sahip olmaları için çabalar bundan eminim.Bu konuda şanslı annelerden biriyim.Evlatlarıma verilen emeklerin karşılığını şimdiden vermeye başladıklarını görmek benim de motivasyonumu arttırıyor.Fakat amacımızın sadece başarı olmaması hatta başarıdan çok mutlulukları olması gerektiğine inananlardanım.Bir çok alanda donanımlı ve birçok yeteneği bünyesinde barındırıyor olabilir.Bu donanımı onun gelecekte en iyi para kazanacağı en iyi kariyer yapacağı mesleği seçmesine zorlama hakkını bizlere vermemeli...Sayısal zekası yüksek olan bir çocuktan doktor,mühendis olmasını beklemek ve buna zorlamak haksızlık olacaktır.Belki çok rahatlıkla doktor veya mühendis olabilecek puanları alabilecek kapasiteye sahiptir çocuğunuz ama içinde o mesleklere karşı ilgisi, sevgisi yoktur.Bu nedenle mesleğini sevmeyen hayatı boyunca mutsuz bireyler olmasına sebep olabiliriz. Bırakalım çocuklarımız hayatının büyük bir bölümünü sevdiği mesleği yaparak mutlu bireyler olarak kalsınlar.Varsın çok paralar kazanmasınlar.Mutsuz zengin olacaklarına kimseye muhtaç olmayan kendi ayakları üzerinde duran aileleri tarafından kararlarına saygı duyulan mutlu ve saygın bireyler olsunlar...Hangi mesleği seçerlerse seçsinler yaptıkları işi severek yaptıkları zaman doğal olarak en iyisi olmaya çalışacak hatta olacaklardır.Bu sayede bireyden başlayarak topluma doğru mutluluk yayılacak , düzelmeye kendimizden başladığımızda puzzle parçaları bir bütünü oluşturacak belki de dünya değişecektir. Bir anne bunu yapabilecek cesarete,merhamete,sevgiye ve güce sahiptir...
7 Aralık 2015 Pazartesi
CEVAPLARA AÇILAN KAPILAR
Aykırıydım
işte. Tamamen eleştirel, uyumsuz, mutsuz kişiliğimle birlikte her
şeyin farkında olduğumu sanıyordum belki de. Neden bahsetmeye
çalıştığımı anlayamadınız tabiki. Anlatayım...Sonrasında
ister budala ister aptal diyin ama sadece okuyun yargılamadan.
Kalpler arası iletişimin yok olduğu bir çağda düşüncelerimin
içinize işlemesine izin verin.
Aslında
her şey gençlik yıllarında başlamıştı. Sorguluyordum, tarihe,
psikolojiye ve felsefeye merakım - ki sonrasında hayranlığa
dönüşmüştü - arkadaşlarım tarafından garip karşılansa da
devam ediyordum bildiğim yolda. Yol doğrunun yoluydu. Doğruya
ulaşmak için de araştırmak gerekiyordu. Yanlıştı bir şeyler,
evet bunu biliyordum ama neyin doğru olduğunu anlamak bir şeylerin
yanlış olduğunun farkına varmaktan daha zordu. Sonuçta doğru
tekti yanlış ise sayısız. Korkunun hakim olduğu bir çağda
sorgulamaya, araştırmaya ısrarla devam etmek, günlerimi düşünerek
geçirmek - belki de toplumdan farklı olduğumdan - bana hem zevk
hem de sıkıntı veriyordu. Kendimi bir görevli gibi hissediyordum,
insanlara doğruyu göstermek için gönderilmiş olan. Sisteme göre
yaşayan, hayatlarından özgürlüğü alınmış insanlar sistemin
yanlışlığını göremeyecek kadar içindelerdi. Eğitimin kişisel
özgürlüklerin artırılmasını hedeflemesi gerekirken, sadece
devletin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olması görmezden
geliniyordu. Günde toplam tüketilen yiyecek miktarı dünya
nüfusunun iki katına yetecek kadarken dünyanın bir yerlerinde
insanlar açlıktan, susuzluktan ölüyordu. Beynimizi kullanıyorduk,
kalbimizi değil. Bilim ve ilerleme herkesin hayatına mutluluk
getirmesi gerekirken, bu iki kavram bile birbirinden uzaklaşmıştı
artık. Devletlerin bilimi güç gösterisi olarak görmesi, insanın
doğayı kontrol etme arzusundan dolayı bilimi kullanması artık
ilerlemeyi bırakın insanlığın gerilemesini sağlıyordu.
Açıkçası yolumuzu kaybetmiştik. Bulmak elbette kolay değildi
ancak doğruya yönelik tek bir adım bile birçok yanlışı yok
edebilirdi. Bu adımı ben atmalıydım. Ama çözümü bulmak bir
yana sorunun kaynağını bile tam olarak anlayamıyordum. Yıllar
geçti bu düşünceler içinde. Artık bir yetişkindim ve bu çoğu
kişinin birkaç saniyesini bile ayırmadığı düşünceler
yüzünden çıldırmak üzereydim ki gördüğüm rüya adeta tüm
sorularıma cevap olmuştu. Rüyamda tüm dünyaya uzaktan bakıyordum
karşımda ise bir kapı vardı. Kapıyı açtım bir de ne göreyim!
İşte yıllarca aradığım cevap! Zaman yolculuğun daydım adeta
tüm insanlık geçmişi gözlerimin önüne serilmişti. Adem'den
başlayıp birkaç saniye önce dünyayı gözlerini açanlara kadar.
İnsanları doğru yola iletmek isteyen insanları Sokrates'i,
İsa'yı, Muhammed'i ve aynı zamanda kendi hırsları yüzünden
binlerce insanı katledenleri de gördüm. Ve o an anladım ki en
zeki yaratılmış varlık olan, düşünebilen biz, içimizdeki kötü
istek sonucu güzelliklerle dolu yaşamı yaşanmaz hale getirmiştik.
Bu istek, bir diğerinden güçlü olma, iktidar hırsı ve her şeyi
kontrol etme isteğiydi. Ama unutmuştuk, bizden güçlüsü vardı.
Bizi yaratan ve yaşatan varlık aklımızdan silinip gitmişti. İşte
böyle seslenmek istiyordu Ç. tüm insanlığa. Doğru yolu bulmaya
öncülük etmek istiyordu.
Peki
şimdi size soruyorum içinizdeki Ç.'ye hiç kulak verdiniz mi?
Toplumun sorgulamadan bağlandığı şeyin yanlış olduğunu
söylemeye cesaret edebildiniz mi? Yaşadığınız hayatı az da
olsa anlamlandırabildiniz mi?
28 Mayıs 2014 Çarşamba
Sev desem sevemez
Gel desem gelemez
Seversem hazır sevmeye
Gidersem hazır gelmeye
Kendi kendime oyun oynuyorum işte.
Gururu bir kenara koyarsam
Küslük olmaz
Hep gülersem suratlar asılmaz
Kendi kendime oyun oynuyorum işte.
Sevmezsem sevgi yok
Gitmezsem gelen yok
Küsersem küsen çok
Gülmezsem gülen yok
Karşılıksız veren yok
Hayat karşımızda dursa da ayna gibi
Yaşamak aynaya bakmaktır aslında
Gördüğü insanın ta kendi...
Gel desem gelemez
Seversem hazır sevmeye
Gidersem hazır gelmeye
Kendi kendime oyun oynuyorum işte.
Gururu bir kenara koyarsam
Küslük olmaz
Hep gülersem suratlar asılmaz
Kendi kendime oyun oynuyorum işte.
Sevmezsem sevgi yok
Gitmezsem gelen yok
Küsersem küsen çok
Gülmezsem gülen yok
Karşılıksız veren yok
Hayat karşımızda dursa da ayna gibi
Yaşamak aynaya bakmaktır aslında
Gördüğü insanın ta kendi...
11 Ekim 2013 Cuma
Müslümanlık Nerde Kaldı ?
' Elhamdülillah Müslümanım' dedi bitti sandı.
İslamın beş şartı imanın altı ;
Yerine getirmedikten sonra Müslümanlık nerde kaldı?
'Olsun önemli olan kalp temizliği 'dedi.
Kendini kandırdı ,hepsi şeytandandı.
Bilmezmisin peygamberin bile kalbi, çıkarılıp yıkandı...
İslamın beş şartı imanın altı ;
Yerine getirmedikten sonra Müslümanlık nerde kaldı?
'Olsun önemli olan kalp temizliği 'dedi.
Kendini kandırdı ,hepsi şeytandandı.
Bilmezmisin peygamberin bile kalbi, çıkarılıp yıkandı...
23 Ocak 2013 Çarşamba
Doğum günün ümmetinin kurtuluş günüdür !
Şiirler yazdım bitmedi dedim
Yazılar yazdım yetmedi dedim
Varlığın gönlümden gitmedi dedim
Seni nasıl anlatayım Sevgili Peygamberim…
Seninle bir bütün ümmetin,kopamayız biz,
Sende bizden ayrılmaz, salıvermezsin,
Biz demek sen demek;canla kan gibi,
Sevmeden olmaz seni Sevgili Peygamberim…
Aşkların en güzeli sende yaşandı
Sende yaşayan seni nasıl unutsun,
Sen dilimizden düşmeyen efsane,
Günahkar ümmetinin umudusun…
Yetmez kelimeler, duygular yetmez,
Bitmeyen bu sevgin gönülden gitmez
Az gelir övgüler sana hiç yetmez
Anlatamam seni Sevgili Peygamberim…
Canan Oğuz
Yazılar yazdım yetmedi dedim
Varlığın gönlümden gitmedi dedim
Seni nasıl anlatayım Sevgili Peygamberim…
Seninle bir bütün ümmetin,kopamayız biz,Sende bizden ayrılmaz, salıvermezsin,
Biz demek sen demek;canla kan gibi,
Sevmeden olmaz seni Sevgili Peygamberim…
Aşkların en güzeli sende yaşandı
Sende yaşayan seni nasıl unutsun,
Sen dilimizden düşmeyen efsane,
Günahkar ümmetinin umudusun…
Yetmez kelimeler, duygular yetmez,
Bitmeyen bu sevgin gönülden gitmez
Az gelir övgüler sana hiç yetmez
Anlatamam seni Sevgili Peygamberim…
Canan Oğuz
17 Ocak 2013 Perşembe
METANET İSTİYORUM
Bugünlerde sıkıntılı bir dönem geçiriyorum.Son beş ayda aile büyüklerimizden birinin sağlık problemi ve vefatı bizi derinden yaraladı .Biz anne baba olarak inancımızın gereği metanetimizi elden bırakmamaya çalışsakta evlatlarımızın bu durumdan fazlasıyla yara alması karşısında bir şey yapamamak bizleri bir kez daha yaraladı.Evlatlarım farklı farklı tepkiler verdi .Büyük oğlum zorda olsa atlatmaya çalışıyor inancına sarılıyor ama ister istemez derslerini etkiledi bu durum .Ortanca oğlum en duygusal çocuğum atlatamıyor uyku düzeni bozuldu adaptasyon sorunu yaşamaya başladık ve boşvermişlik baş gösterdi ,yani nasıl olsa öleceğiz her şey anlamsız diyor kendince.En küçük kızım en metanetlisi gözükürken tırnak yemeye ve ağzında yaralar çıkmaya ve her gece anne ölmeyeceksin bana söz ver demeye başladı.Geceleri yeniden iki evladımı yanıma alarak yatmaya başladık ve ölümle ilgili sorularına cevap bulmaya çalışıyorum.Yarı yıl tatilinde onlara iyi gelecek ortamlarla aşmaya çalışacağız .Sizden dua bekliyorum dostlar ...Allah kimseyi böyle çaresiz bırakmasın Allah taşıyamayacağımız yükler yüklemesin,verdiği sıkıntılarla beraber cümlemize sabrınıda yanında versin .Sevgilerimle...
28 Kasım 2012 Çarşamba
14.YILIMIZ
Bugün tam 14. yılımıza girdik evliliğimde 14 yıl üç çocuk ve sayısız acı tatlı hatıralar !Değişen çok şey oldu elbet ,değişmeyen sadakat ,aşk ,sabır, hoşgörü ve kazanan biz.Herkese benim evliliğim gibi her geçen gün daha mutlu ,huzurlu ve artan bir aşkla sevdiğinizle uzun bir ömür diliyorum...
26 Kasım 2012 Pazartesi
YANLIŞLAR
• Aşk ;güneş tutulmasıydı bizim için,
• Ve biz çıplak yürekle sevemedik
• Ruhumuzun gelgitleri oldu hep
• Ama neye gel neye git diyeceğimizi bilemedik.
• Aşkı iki boyutlu sandık dişi ve erkekten ibaret,
• Üçüncü boyut;İlahi Aşka eremedik.
...
• Ve biz çıplak yürekle sevemedik
• Ruhumuzun gelgitleri oldu hep
• Ama neye gel neye git diyeceğimizi bilemedik.
• Aşkı iki boyutlu sandık dişi ve erkekten ibaret,
• Üçüncü boyut;İlahi Aşka eremedik.
...
• Söz gümüşse sükut altın dedik,
• Ama altını isteyeni göremedik.
• Gözyaşlarına boğulduk çoğu zaman dilde isyan,
• Ağlarken geri çevrilmeyecek duamızı edemedik.
• Mevlana önce kendini aradı ,döndü durdu etrafında yana yakıla.
• Hakikate giden yolun kendini bilmekten geçtiğini buldu sonunda
• Biz hala aradığımızın ne olduğunu sezemedik…
• Ama altını isteyeni göremedik.
• Gözyaşlarına boğulduk çoğu zaman dilde isyan,
• Ağlarken geri çevrilmeyecek duamızı edemedik.
• Mevlana önce kendini aradı ,döndü durdu etrafında yana yakıla.
• Hakikate giden yolun kendini bilmekten geçtiğini buldu sonunda
• Biz hala aradığımızın ne olduğunu sezemedik…
21 Kasım 2012 Çarşamba
EV YAPIMI TOP KEK
Malzemeler:
2 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı süt
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 su bardağı un
200 gr bitter çikolata...
Yapılışı:
Bütün malzemeler kek yapımı sırasıyla çırpılır.İsteğe bağlı olarak içerisine 1 çay bardağı meyve kurularıda katılabilir .Küçük kalıplarımıza boşaltıp ,önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişirilir.Fırından çıkardıktan sonra benmari usulü erittiğimiz bitter çikolata keklerin üzerine sürülür.Çikolatalar sertleşince servis yapılır.Afiyet olsun ...Yapılır yapılmaz kapışıldığı için zor fotoğrafladım bu fotoyla idare ediverin artık :)
2 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı süt
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 su bardağı un
200 gr bitter çikolata...
Yapılışı:
Bütün malzemeler kek yapımı sırasıyla çırpılır.İsteğe bağlı olarak içerisine 1 çay bardağı meyve kurularıda katılabilir .Küçük kalıplarımıza boşaltıp ,önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişirilir.Fırından çıkardıktan sonra benmari usulü erittiğimiz bitter çikolata keklerin üzerine sürülür.Çikolatalar sertleşince servis yapılır.Afiyet olsun ...Yapılır yapılmaz kapışıldığı için zor fotoğrafladım bu fotoyla idare ediverin artık :)
19 Kasım 2012 Pazartesi
ÖĞRETMENLER GÜNÜNE ...
Öğretmenlik bir meslek değil karekter meselesidir .İnsanın her alanda bir öğreticiye ihtiyacı vardır .Okullar en yaygın icra edildiği mekanlar olmakla beraber aslında öğretmenlik için mekana da gerek yoktur.Öğretici vasıflara sahip bilgili, kültürlü insanlarımız maaş karşılığı olmadanda insanlığa faydalı olmak gayretindedir.Öğretmenlik fedakarlık ister, sabır ister ,karşılık beklemeden vermek ister o açıdan erdemli insanların işidir öğretmek.Büyük bir güce sahiplerdir aslında insanlığı değiştirmek, geliştirmek ellerindedir çoğu zaman hemde zor kullanmadan.Kutsallığı ispatlanmıştır "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum. " sözüyle...İnsanın kendine benzeyen yüzlerce insan yetiştirmesi ancak bu meslekle mümkündür.Analar evlatlarını kimselere emanet edemezken gönül rahatlığıyla öğretmenlere teslim ederler ,işte en güvenilir insanlardır onlar aynı zamanda...Bütün doğruları üzerinde taşırlar ,yanlış yapmaya hakları yoktur yapamazlar .Hem sadece öğretmen değildirler;Annedir çocukları evde yemek bekleyen, eştir kocasına hizmet eden,evlattır anne babası hürmet bekleyen ve çoğu zaman öğretmek aşkıyla en sevdiklerini ihmal eden...Zordur öğretmek, öğretmenlik herkes öğretmen olamaz ,karekterlerimizi ilmik ilmik işlerler her motifinde onları görürüz unutulmazlar .Mesleğini hakkını vererek aşkla yapan maaşlı memurlardan farkı olan cefakar öğretmenlerimiz haklarınızı helal ediniz...
10 Kasım 2012 Cumartesi
BİZ BAŞI ÖRTÜLÜLERDE ATAMIZI SEVERİZ
Nankörlük yoktur dinimizdeElhamdülillah müslümanız biz
Kadir kıymet biliriz,
Atamızın yaptıklarını nasıl görmezden geliriz,
Biz başı örtülülerde Atamızı severiz.........
Her yıl 10 kasımda saygı duruşunda
Farkımız var yanlız bizim
Boş boş bakmayız etrafa umarsızca
Bu topraklarda rahatsak şimdi,
Atamızın vesilesiyle Allahın izniyle,
Cennetine kabul etsin rabbim diye dua ederken
2 dakikada Atamıza;3 ihlas 1 fatiha göndeririz.........
Kim demiş başı açıkların tekelinde Atatürk sevgisi,
Biz başı örtülülerde Atamızı severiz............................
8 Kasım 2012 Perşembe
6 Kasım 2012 Salı
Bunları hatırlayan varmı?
![]() |
| Antika meraklısı bir dostumuzun evinin bahçesinden bu görüntüler :) |
![]() |
| Koca hevik'in üstünde duran ütü yanlış okumadınız ütü :)Kömürlü ütü :) |
![]() |
| Bu yünleri iplik haline getirir eğirir başka bir deyişle ... |
Bu da ekmek teknesi evet ekmek hamurları bu teknede yoğrulur sonra fırınlara taşınırmış!

Sol tarafta görmüş olduğunuz şeyler çamaşır yıkamak için şimdi makinalarımız var şükürler olsun :)
Son olarak kağnı maketi ile biraz tarihte gezinti yapmak istedim ...
5 Kasım 2012 Pazartesi
cicibiciseyler: KALPLİ-FİYONKLU ŞAL İSTEYEN VAR MIII..????
cicibiciseyler: KALPLİ-FİYONKLU ŞAL İSTEYEN VAR MIII..????: Herkese kocaman günaydııınnnn.. Sizleri hiç bekletmeden sürprizimi açıklamak istiyorum artık.. Cicibicişeyler - Gözde'ce (Şal & Tak...
4 Kasım 2012 Pazar
Pazar keyfi :)
![]() |
| Güne iki tepsi pizza yaparak başladım :)Kuzucuklar çok sevindi :) |
3 Kasım 2012 Cumartesi
24 Ekim 2012 Çarşamba
HAYIRLI BAYRAMLAR
Bende bir telaş bir telaş dün ;İşlerimi ikram hazırlıklarımı bugüne bırakmak istemedim .Nasipse ibadetle geçirmek niyetim.Gelelim ikram olarak ne yaptım .Ben her bayram olduğu gibi arefe gününden kayınvalideme giderim ,her bayram tatlısını yaparım .Bu bayramda görümcemlerle (ablalarımla)konuştuk anlaştık birimiz sarma birimiz salata ve garnitürleri hazırlayacak birimizde tatlıyı ve hep beraber kayınvalidemde afiyetle yiyeceğiz.Ben bu bayram baklava yaptım ve ailede ev baklavası sevmeyenlerimiz için gül tatlısı .Allah ağız tadıyla yemek ve ikram etmeyi nasip eder inşaallah.Bayramımız şimdiden hayılı ,mübarek olsun,ibadetleriniz kabul olsun dualarımla...
27 Eylül 2012 Perşembe
CananıMantı Neler yaptı...
CananıMantı doğduğu günden bugüne nasıl geldi paylaşmak istedim sizlerle...Karar verdiğim gün kimseye söylemeden 2 kilo mantı yaptım ve facebook sayfamda duyurdum ...Başlarken abdest aldım fetih suresini okudum ve besmeleyle başladım işe...Ben 2 kilo mantıyı yaptım hemen 3 kilo sipariş geldi :)Rabbim ne kadar büyük dedim sen bir yola çıkta nasılda yardım ediyordu! Mantılarımı sipariş verenler başkalarına tavsiye etmiş onlardanda siparişler geldi.Sonra bir grubumuz oldu facebook ta büyümeye başladık.Mantı bu kadar güzelse yaptığın herşey güzeldir diyenler özel siparişler vermeye başladı:)Sarma ,börek ,poğaça ,tatlılar derken ev lokantaya döndü bir anda:)Bu arada oturup sipariş beklemedim çevremizdeki mandıralarla ve marketlerle görüştüm onlarada vermeye başladım hatta etlerine çok güvendiğim şarküteriyle anlaştım bana kıyma değil hergün etten çekmesini ve benimde onlara özel sipariş mantı yapıp satmalarını önerdim.Anlaştık ve hatta baktılar herşey yolunda bana başka bir teklifle geldiler şarküteriye meze ve sarma koyacaklarmış benden yapmamı istediler.Bu arada eşimin büyük desteğini gördüm !Dışarıdan yapılacak tüm alışveriş olayını yüklendi , kendi işyerinin kantiniyle anlaştı ve arkadaş çevresinden siparişler almaya başladı.Büyümeye devam ediyoruz ...En büyük hayalim bir gün yaptığım yemekleri herkese yedirebilmekti buda çok zengin olmadığım için mümkün gözükmüyordu...Rabbim bana yeni rızk kapısı açtı inşaAllah benimde başkalarına vesile olacak bir işletmem olurda hayallerim tamamlanmış olur!Dualarınızı bekliyorum ...Sevgi ve muhabbetle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























