mutfak- çocuk gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak- çocuk gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Mart 2012 Çarşamba
GÖZLEMEDEN GÖZLEMLER
Hafta sonları çocuklarıma ödül veriyorum.Mutfak onlar için her hafta sonu kapatılıyor.Geçtiğimiz hafta sonu da gözleme günümüz vardı.Yediğiniz içtiğiniz size kalsın gördüklerini anlat diye bir söz var ya tamda oraya geleceğim şimdi.Önemli olan gözleme yapmış olmak değildi tabiki önemli olan gözlemlerimizdi.
Büyük oğlum matematik üzerine olimpiyat öğrencisi olduğundan bu yana çok yoğun bir tempoda çalışıyor .Yine çalışması gereken bir saate ihtiyacı vardıki diğer ufaklıklar ona bu konuda zorluk çıkarmasınlar diye aldım yanıma yani mutfağa ve başladık ödüllerini beraber yapmaya.Bu arada ilkokul birinci sınıf öğrencisi ortanca oğlumada toplama ,çıkarma çalıştırmam gerekiyordu ,kızımıda oyalamam şarttı ve bu durumu eğlenceli hale getirmek adına beraber gözleme yapmaya başladık.Benim iki numaraya yaptığım hamur bezelerini saydırdım ,kızımada yapılan gözlemeleri saydırdım.Sonra yapılan gözlemeleri ilk başta hazırladığım hamur bezelerinin sayısından çıkarttırarak oğluma kaç tane daha yapacağımızı hesaplattırdım.Matematik dersini ekledik gözlemeye .Eğlenceli bir etkinliliğe dönüştürmüştük bu durumu ardından gözlemeyi yaptığımız malzemeleri saydık faydalarından bahsettim ve gözlemenin hangi memleketlere ait olduğunu anlattım.Kokular yayılmaya başlamıştı ki apartmanımıza şimdi sıra sosyalleşmenin ve yardımlaşmanın hatta komşuluk haklarının önemini anlatmak adına verdim kızımın eline bir tabak ve gözleme koyduk içine zilleri abisi çaldı ikramlarımızı kızımız dağıttı ve çok mutlu oldular tabiki bende .Tam bir saat uğraştık ama vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.Sonunda oğluma nasılda anlamadan matematik , hayat bilgisi çalıştığımızı söyledim.Oğlum yine hazır cevaplığıyla evet anne ama bir ders saatini unuttun şimdi sırada beslenme saati demez mi?Sonucu ne mi oldu tabiki afiyet oldu...
10 Mart 2012 Cumartesi
4+4+4=12'DEN VURMALI
Fıtratım gereği bir işi yapacaksam mükemmele yakın yapmalıyım ,eğer yapamayacağıma inanırsam o işe kalkışmam bile...Eğitim sistemimizde yapılacak değişiklikler tam 12'den vurmayacaksa sadece tahtaya isabet ettirmek anlamsız bence.Genel anlamda eğitim sistemimizde çok büyük eksiklerimiz olduğunu hepimiz biliyoruz.Özellikle eğitim camiasında yer alan öğretmenlerimiz bu konunun en büyük mağdurlarıdır.Sistemde yapılan sürekli değişiklikler mesleklerinde verimli olmalarını engellemekle birlikte meslek aşklarınıda öldürmektedir.Durum böyle olunca öğrencilere yansımakta ve okullar artık eğitim yuvası olmaktan çıkmaktadır.Getirilen öneri tamamiyle yanlış demiyorum aksine katıldığım noktalar çoğunluk olmasına rağmen sadece yeterli bulmuyorum.Bir sistem değişikliği yapılacaksa önce eğitimcilere sonra öğrencilere ve hatta velilere danışılmalı ihtiyaçlara ve haklara yönelik büyük çapta devrime ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.Bu önerge de en çok karşı çıktığım konu okula başlama yaşıdır.Oyun çağında ki bir çocuğa okul çağın geldi diyemezsiniz .Hangi vasıflarla bu konuda fikir beyan edersiniz diyenlere Üç öğrenci annesi olmam ve daha önce Anaokulu ve Etüd merkezinde Yöneticilik yapmış olmam cevabını verebilirim ;ama bu ülkenin vatandaşı olmakta başlı başına fikir beyan etmeye yeterli bir sebebtir aslında...Sizlerle Halil Cibran' ın sözleriyle veda ederek düşünmeye davet ediyorum...Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil, Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları. Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil. Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil. Çünkü ruhlar yarındadır, Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz. Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları Kendiniz gibi olmaya zorlamayın. Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur. Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar. Okçunun önünde kıvançla eğilin Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.
19 Şubat 2011 Cumartesi
KIZIM AZRA VE OĞLUM ALİ BERKE DEN PİZZA TARİFİ
![]() |
| Görüldüğü üzere mayaladığımız hamuru tepsimize yayıyoruz .Mayalamaya vakit yoksa bir koşu fırından ekmek hamuru alıyoruz.Daha sonra isteğe bağlı malzemelerimizi dilimliyoruz . |
![]() |
| sulandırılmış salça bol kekik ve biraz zeytinyağı karışımı hamurun tabanına sürülür. |
![]() |
| burada dilimlediğimiz malzemelerimizi sos sürdüğümüz hamurun üzerine diziyoruz. |
![]() |
| fırına girmeden son hali...Kaşar peyniri rendesini çıkarmadan az evvel koyuyoruz ki yanmasın sadece erisin... |
![]() |
| Bu da fırından çıkar çıkmaz ilk fotoğraf... |
![]() |
| bu görüntülerde lezzet testinden:))Sizce nasıl olmuş? |
Pazar kahvaltısına bizden bir öneri...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








